YAŞAMIYLA DEVRİMCİ SANATÇI YILMAZ GÜNEY

Fetih Doğan Koç

“Halkın sanatçısı halkın savaşçısıdır.” Diyerek sanatıyla faşizme ve her türden gericiliğe baş kaldırarak savaştı halkın sanatçısı Yılmaz Güney. 

Çocukluk yıllarından başlayarak ömrünün son anına kadar fırtınalı bir yaşam süren ve kafasına koyduğu birçok şeyi yapan biri olarak, milyonların gönlüne taht kurmayı yapmış olduğu sanatıyla, duruşuyla ve siyasal görüşüyle başardı.

Yılmaz Güney Türkiye Kuzey Kürdistan tarihinin en sevilen, saygı duyulan  sanatçısıdır;  tıpkı geçen günlerde yaşamını yitiren Yunanlı efsane müzisyen Mikis Theodorakis gibi. Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da sinema, sanat ve siyasal konjonktürde tarihe damgasını vuran, hafızalardan silinmeyen imge ve değerlerimizden en önemli kişidir. Siyasi görüşüyle, devrimci duruşuyla unutulmayan filmleriyle kitleleri sarsmış, sınırları aşmış tüm dünyada kendinden söz ettirmiş, ezilenlerin sesi olmuş onların haklarını her yerde savunmuş bir halkın sanatçısı-halkın gerçek savaşçısıdır.

Yılmaz güney salt sinema sanatçısı olarak değerlendirmek gerçekliği inkar etmektir. Bu tanımlama aynı zamanda çok soyut bir tanımlamadır. Yaşamını teredütsüzce halkların kurtuluş ve özgürlük mücadelesine adamış halkın sanatçısı ve savaşçısıdır. O aynı zaman da komünistlerin, sosyalistlerin ve ezilen dünya halkların gerçek dostu ve yoldaşıdır. Yılmaz güney gerçek bir yoldaşımızdır.  Yılmaz Güney’in temsil ettiği değerleri, politik duruşunu unutturarak, çarpıtarak veya önemsizleştirerek onu nostaljik bir simgeye dönüştürmeye çalışanlar elbette karşıların da bizleri yani komünistleri göreceklerdir. Güney ezilen halkların ve komünistlerin gerçek bir değeridir.

1984 yılında yaşama veda eden büyük usta Yılmaz Güney arkasında bıraktığı kararlı duruşu, sinama eserleri ve kitapları günümüz dünyasına ışık olmaya devam ederken, diğer yanıyla da gerici sistemin yanında yer alan söz de sanatçı ve aydınları da deşifre etmeye devam ediyor.

“Faşizm hangi ülke de olursa olsun sadece o ülkenin işçisine halkına değil tüm dünya işçilerine ve halklarına karşıdır.” Diyen Yılmaz Güney açık ve net bir sesle dünyadaki tüm gericiliğe savaş açıyor. Bu duruşuyla gerçek sanatçı olmanın kimliğini deşifre ediyor.

Yılmaz Güney yaşanan tüm haksızlıklara karşı tavır almış, Kürt ulusun üzerindeki Türk milli baskıyı, ihlakı, işgali görmüş ve buna karşı ulusların kendi kader tayın hakkını haykırarak beyaz perdeye de taşıyarak savunmuştur. Yılmaz Güney devrimci halk savaşını siyasal ideolojik çizgisini kendine rehber etmiş ve bunu gerek yazılarında gerekse de sinama eserlerinde belirgin bir duruşla deklare etmiştir. Bunuda açıkça sloganlaştırarak şöyle dile getirmiştir “Halkın sanatçısı halkın savaşçısıdır.”

Halkların sanatçısı-savaşçısı ve komunistlerin değeri olan büyük usta Yılmaz Güney’i sahiplenmek, yaşatmak bizim en önemli görevlerimizden biridir. O okulumuz ve rehberimiz olmaya devam ediyor.

Yılmaz Güney’i 37. Ölümsüzlük yıl dönümü vesilesiyle saygıyla anıyor ve selamlıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

12 EYLÜL FAŞİZMİN ZİNDANLARINDA BİR GARİP -2

Cum Eyl 10 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Kasım Koç Bu öykü yaşanmış bir gerçek olayın öyküsüdür. Öyküdeki yer, mekan, zaman ve karekterler de gerçektir. Dört bölümden olşmaktadır. 2. Bölüm “Adın ne?” “Garip.” “Garip ne? Ne iş yaparsın, kimsin, necisin, öğretmen kimliğin nerede?” Garip, ilk defa karakola düşmüş, bunca sorulara cevap verecek […]

Kategoriler


Translate »