Seçim kavşağında ki Türkiye ve Kürt sorunu

Açılım Paketi

Kürt sorununda yeni bir çözüm süreci olur mu?diye kaç gündür yurtsever arkadaşlarla tartışıyorum…

Büyük bir çoğunluğu ‘kesinlikle olmaz’ diyor ve bu konuyu açtığım için radikal tepki veriyorlardı.
Oysa ki daha önce de bunlar masaya otururlar dediğimde de… çok sert tepki gösteriyorlardı ve barış çağrısı sonrası gördük ki sert tepki gösterenler birden barış havarisi kesildiler kısa sürede. ‘Zorunlu askerlik’ adı altında her evden birini gerillaya götürmelerini eleştirdiğimde… ‘sen devletin ağzıyla konuşuyorsun’ diyorlardı. Birkaç yıl sonra kendileride eleştirdiler o yöntemleri.
Açılımlar döneminde, tartışmalarda, masaya oturacaklar dediğimde ‘kesinlikle olmaz’ diyenler; Çözüm süreci açıklaması sonrası… ‘her savaş masada biter elbette hewal’, diyerek ne kadar da mantıklı ve mülayim oldular hemencecik.
Bu çözüm süreci değil “çözülme süreci” diye eleştirdiğimizde yine düşmanlıkla suçlandım. İki yılda faşizmin gazabına uğratıldığında, birden söylemler değişti ve bunlara yani ‘devlete hiç güvenilmez’ demeye başladılar.
Hendek savaşını başından beri eleştirdim. Güçlü olduğun alanda açık savaşa daha güçlü bir yapıyla girersen… kendi alanından olursunuz dedim. Bu sürekli çok bilmiş yurtsever baylar tarafından. ‘Pasifist ve mücadele kaçkını’ olarak itham edildim. Afrini savunma adına karşı koyma ve kaybedilecek bir muharebeye girilmesini eleştirdim. Kendimi devletin yerine koydum ve analizim şuydu: Oraya ‘haklı’ olarak girmek için karşı taraf savaşmalıydı. Ve nitekim yurtsever harekette bunu yaptı. Kürt ulusal hareketi, bu hamlesiyle oranın demografik yapı değişikliğine olumsuz katkı sundu. Denge sürecine gelinmemiş bir durumdayken denge süreci varsayımıyla savunmaya açık savaş taktiği ile girdi. Ve savaşı kaybederek, geride enkazla ve TC devletinin istediği şekilde geri çekildi.
Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşü döneminde, fikrimi açık dile getirdim. HDP ve Sosyalist hareket, Bağımsızlık diye Ankara’dan Diyarbekire uzun yürüyüş yapmalı derken… kikir kikir ‘bu yine manyaklaştı’ dediler. Oysa bir bir… on on… ve sonra yüzler binler hiç tepkiyle karşılanmadan tutuklandı. TC, yalnız Belediye başkanlarına kayyum atamakla kalmadı… HDP eşbaşkanlığına bile kayyum atayarak, Ulusal Hareketi farklı bir minvale sürüklediler. Öcalan tartışmasına girmeyeceğim bile… o nokta tehlikeli benim gibiler için.

Gelelim günümüze ve gündemle ilgili bir iki fikrimi açıkça dillendirmek istiyorum. Bugünler de kendimi Tayyip’in yerine koysam, iktidarın açmazlarına bakarak şöyle bir çıkış yolu bulurdum:
“Bizi Emperyalizm yıkmak istiyor ve 2023/2054/2071 vizyonumuzdan saptırmak için FETÖ, ırkçı milliyetçiler kandırdılar ve pratikte müslüman olan kardeşleri bir birine kırdırdılar. Yine 2013 öncesi ayarlarımıza dönmeliyiz ve dış mihraklara milli ve İslami birlikle karşı koymalıyız. Alevi açılımı, azınlıklar açılımı, Kürt açılımı vs vs yapmalıyız…” diyerek. Bu yeni ittifaklar ortamı ve tartışmalara vesile olurdu. AKP-HDP-Deva-Gelecek-SP ittifakı bir taraf. Milliyetçi-Kemalist ittifak bir taraf.

Çokmu abartılı… evet ama Türkiye burjuva siyasetinde olmayacak birşey değil. Akp ve reisi Erdoğan bunları planlıyordur kesin. Böyle olacak demiyorum ama bu tartışma başlayacak. Kürt hareketi içindeki derin kesimde bu tartışmalara sokulacak. Sıkışık olan AKP, bir çıkış yolu olmak üzere Kürt siyasi hareketine, HDP’ye yönelecek… Yeni bir çözüm süreci başlaması olasılığı var diyerek… yeni gündemler oluşturma çabasını ortaya koyacak.

Öncelikle şunu belirtmekte yarar var, AKP-MHP iktidarında Kürt ulusuna envai çeşit saldırı yapıldı. Halk iradesi defalarca gasbedildi. Belediyelere kayyumlar atandı, milletvekilleri hapse dolduruldu. Yasal Kürt Partisinin Eski Eş Genel Başkanları da dahil olmak üzere binlerce siyasi tutsak AKP-MHP eliyle yaratıldı. Tüm bunlara rağmen Kürt sorunun burjuva çözümü konusunda çaba içerisinde olanlar her dönem görülüyordu.

Kırımlar yaşanırken bile “Tayyip’in iyi ama çevresinin kötü” olduğu üzerine söylem tutturan, tükenişe sürüklenmiş ve çöküşü kaçınılmaz olan AKP’den beklentisi olan, bir derin kesim benzer minvalde iddaları hep vardı. Bu kesimin sözcülüğünü Ayhan Bilgin gibi islami reformcu burjuvalar yapıyordu.

Son yerel seçimde HDP oylarıyla büyükşehirleri kazanan CHP ve müttefiklerinin HDP’nin AKP ile iş birliği yapmaması için bizim demirkırat Kılıçtaroğlu ve Demirtaş ortak söylemlerine sarıldılar. Öte yandan Millet İttifakı bileşenleri, HDP ile görünmemek için bin dereden su getirmeye devam ediyor. Tayyip’in “yeniden Kürt sorununda çözüm” için adım atacağı varsayımı onlar içinde bir olasılık olarak görünüyor. Bundan kaynaklı, dersimli Kılıçtaroğlu var ve o yetmezse Kürtlerin yeni sevgilisi İmamoğlu devreye girecek.
‘Kürt sorununu biz çözeriz, eşit yurtdaşlık, eşit haklara dayalı demokratik çözüm programımızı daha şimdiden ortaya koyuyoruz’ diyemiyorlar. HDP de bizim müttefikimiz demeden, desteklemesini istiyorlar.

PKK, Kürt sorununda bir çözüm yolu arayışında olduklarını ve bu konuda bir adım atılması halinde bunun mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyler. Muhtemelen Tayyip’in APO kartıda devreye girebilir. Yani Osmanlı’da oyun çok ve hele burjuva çıkarlar bu kadar büyük sermayeler ortadayken her an herşey olabilir.

Bunlar burjuva siyasetinde ki varsayımlarım. Peki devrimci çevreyi oluşturan oportunist, revizyonist, tasfiyeci ve fırsatçı ‘bir Milletvekili için’ ittifakçılar ne yapacak bu durumda…
Bence tıpış tıpış devam diyecekler ve parlamento seçimlerine katılıp en azından bir milletvekili ve ona bağlı bir vekil maaşı daha kazanacaklar. Cumhurbaşkanlığı ikinci turunda ise zevahiri kurtarma adına ve çokta dibe batmamak için cılız sesle ‘Bob’çulardan azıcık ileri olma adına boykot diyecekler.

Umarım tüm bu varsayımlarım gerçekleşmez ve az çok mantıklı bir gelişme olur. Bu konuda, HBDH’nin kapsama alanına girenler -kaldıysa özgün proğramları- ve diğerleri proğramlarına uygun bir tavır takınır.

Serdar Okan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Halk Kurtuluş Gerilla Ordusu (PLGA)  karakolu havaya uçurdu

Cts Kas 27 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Haber Merkezi: Polisler Cuma günü yaptığı açıklamada, Jharkhand’ın Gumla semtindeki Kurumgarh’ın yeni inşa edilen polis karakolu binasının, HKP (Maoist) gerillaları tarafından havaya uçurulduğunu duyurdu. Yetkili, Perşembe gecesi meydana gelen saldırıda inşasının 80’inin tamamlandığı binanın yaklaşık yüzde 35’inin hasar gördüğünü söyledi. Maoistler tarafından olay yerine […]

Kategoriler


Translate »