Tüm Bel-Sen: Rant uğruna doğanın talanını acı bir şekilde deneyimliyoruz

Haber Merkezi: Tüm Bel-Sen, orman yangınları ve sel sonrasında yaşananları değerlendirdi ve “Her yeri betona dönüştürmeye odaklı yönetim anlayışı kentleri felakete açık hale getirdi” dedi.

KESK’e bağlı Tüm Bel-Sen, son iki haftadır Türkiye’de yaşanan orman yangınları ve sel ile ilgili sendikanın genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi. Açıklamaya HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül de katıldı.

Basın toplantısında konuşan Tüm Bel Sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt “Doğanın ve emeğin sınırsız sömürüsüne dayalı kapitalist ekonomi politikaları sonucu dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de iklim koşullarının değişmesi, ormanlık alanların rant elde edilecek araziler olarak görülerek ve imara açılması, kontrolsüz ve kuralsız madencilik, RES, HES, JES Termik ve Nükleer santral projelerine zemin olarak kullanılmaya başlanması, yeşil gördüğü her yeri betona dönüştürmeye odaklı rantçı yönetim anlayışı nedeniyle ormanlarımız ve bünyelerindeki ekosistemler ile kentlerimiz her türlü felakete açık hale getirmiş, insanlarımızın ve tüm canlıların yaşam alanlarını ve geleceğini tehdit etmeye başlamıştır” dedi.

Bozkurt, açıklamasında iklim değişikliğine de dikkat çekti ve “Ülkemiz de yıllardır benimsemiş olduğu hatalı kentleşme politikalarının bir sonucu olarak, giderek artan ve görünür hale gelen iklim değişikliğinin etkisi altındadır. Dere yataklarını daraltarak beton kanallara hapsedilip imara açılması, aynı dere üzerinde sayısız HES inşa edilmesi, kapitalist sistemin yarattığı ilkim krizinin etkisini daha da arttırdığını acı bir şekilde deneyimliyoruz. Yangın ve Sel riskini gözetmeden sürdürülen doğaya ve insana yabancı kentleşme, tarım, turizm ve sanayi politikalarıyla felaketlere davetiye çıkarılmıştır” diye belirtti.

Bozkurt, felaket sonrasındaki süreci de şöyle eleştirdi:

“Yaşanan felaketlere karşı hazırlık amaçlı en temel sorumluluklarını yerine getirmeyen hükümet, bir yandan yangınlara müdahale amacıyla oluşturulan kriz merkezlerine yangın bölgelerini en iyi bilen, oradaki insan ve canlıları en yakından tanıyan yerel yönetimleri dahil etmeyerek; diğer yandan da yangınlara müdahale ederken gösterilen zafiyetin sorumluluğunu yerel yönetimlere atarak hesap vermekten kaçmak istemektedir. Diğer yandan derelerin HES’lerle işgal edilmesi, 400 metrelik dere yatağını 15 metreye sıkıştırıp imara açılması, otoyol, köprü, madencilik vb. için yapılan doğa katliamının sebep olduğu sel felaketini ‘doğal afet’ olarak tanımlayıp bütün sorumluluğu üstünden atmaya çalışmaktadır.”

Bozkurt konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Merkezi hükümetin hem yangın öncesi hem de yangın sürecindeki bütün bu eksiklerine rağmen bir çok yerde yangıların daha da büyümeden söndürülmesi ve söndürülmeye devam edilmesi; bölgedeki il ve ilçe belediyeleri ile büyükşehirlerden bölgeye giden itfaiye emekçilerinin sahada canları pahasına büyük bir fedakarlıkla sürdürdükleri çalışmalar ile bütün olumsuzluklara rağmen onlarla destek ve dayanışma göstermeye gayret eden yerel halk sayesindedir. Yaşadığımız yangınlara ilişkin siyasi rant elde etmek için çeşitli spekülasyonlar yapılsa da, yangınlar devam ederken Resmi Gazetede yayımlanan 7334 sayılı ‘Turizmi Teşvik Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile, orman alanlarındaki yapılaşma tasarrufunun Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkisine bırakılması; yangını dahi rant ilişkilerine araç eden bir iktidarın insanlarımızın ve canlıların yaşam alanlarını korumaktan ne kadar uzak olduğunu gözler önüne sermiştir. Şurası açıktır ki, yaşadığımız bu felaketlerin birinci düzeyde sorumlusu; haftalar öncesinde bu dönemde yaşanabilecek yangın ve sel riskine yönelik acil önlemlere dikkat çeken bilim insanlarına kulak tıkayan; uyarıların tam tersine hiçbir tedbir almayan, ilgili bakanlıklar ve onun bağlı olduğu tek adam rejimidir. Tüm Bel SEN olarak, yangın ve sel bölgelerinin acilen afet bölgesi ilan edilmesini, zarar gören tüm vatandaşların kayıpları geri ödemesiz biçimde devlet tarafından karşılanmasını, yapılan tüm uyarılara rağmen gerekli tedbirleri almayarak yangınların ve selin ulusal afete dönüşmesine neden olan sorumluların derhal istifa etmesini ve yargılanmasını istiyoruz. Yaşanan bu felaketlerin yanı sıra 1.5 yıldır devam eden Kovid-19 salgını ile mücadelede toplumsal bağışıklığın sağlanabilmesi için de aşı olmayan bütün vatandaşlarımızı aşı olmaya davet ediyoruz.”(ETHA)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Şengal katliamında 4’ü sağlık çalışanı 8 kişi yaşamını yitirdi

Çar Ağu 18 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Haber Merkezi: Türk devletinin dün bombaladığı Şengal’in Sikeniye Hastanesi’nde yaşamını yitiren 8 kişiden 4’ü sağlık çalışanı 4’ünün ise kentin savunmasını yapan görevliler olduğu açıklandı. Şengal Demokratik Özerk Meclisi (MXDŞ), Türkiye’nin Sikeniye köyü hastanesine dün düzenlediği saldırılarla ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, yaşamını yitirenlerin isimleri […]

Kategoriler


Translate »