Sudan’da sahte « askeri darbe »

Thierry Meyssan

Suriye’deki savaşı kaybeden ABD, ülkeyi Rusya’nın koruması altında bırakmak zorunda kaldı. Artık savaşlarını Afrika Boynuzu’ndaki devlet kurumlarına karşı sürdürüyorlar. Sudan aşiretleri arasındaki rekabeti körüklediler ve sivil bakanların ordu tarafından görevden alınmasını bir « askeri darbe » olarak göstermeye çalışıyorlar. Gerçekte askerler, başbakanı devirmemişler, ancak Güney Sudan’ın ayrılmasından sonra ülkeden geriye kalan bölümün birliğini korumaya çalıştılar.

nımsarsanız, 2000’li yıllarda Sudan’ın Güney ve Kuzeyini karşı karşıya getiren çok ölümcül bir çatışma yaşanıyordu. Başta DynCorp International da dahil olmak üzere ABD’li özel askeri şirketleri yerli kılığında savaştığından, dışarıya yansıyan görünüşler aldatıcıydı. Sonuç olarak, kendi kendini « Sudan’ın Dostları » ilan eden (Birleşik Devletler, Norveç, Birleşik Krallık), 2011’de, bugün Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in fiili himayesi altındaki Güney Sudan’ın ayrılmasına yol açan Naivasha anlaşmasını dayattı.

Yerel rekabetlerin körüklediği, ancak İsrail tarafından istenen ve ABD tarafından finanse edilen bu savaş, İsrail’e komşu olarak yaşayan insanları uzakta tutmak için bir tampon devletin yaratılmasına izin verdi. 1950’lerde ve 1970’lerde İsrail, « güvenlik hakkı » adına Güney Lübnan’da (Litani Nehri’nin güneyinde), Batı Suriye’de (Golan Tepeleri) ve Mısır’da (Sina Dağı) devletler kurmayı veya ilhak etmeyi amaçladı. Aksine, orta menzilli füzelerin yaygınlaşmasıyla birlikte İsrail de aynı stratejiyi izledi, ancak yakın komşularını devirebilecek kukla devletler yaratmaya çalıştı. 2011’de Güney Sudan’ın ve 2017’de Irak’ta Kürdistan’ın kurulması girişiminin nedeni budur.

Nisan 2019’da Ömer El Beşir liderliğindeki Müslüman Kardeşler’in isyancı kolunun devrilmesi sırasında Sudan’dan geriye kalanlar hakkında tekrar konuştuk. İktidarın Cancavid militanı, « Hemidti » olarak adlandırılan Muhammed Hamdan Dagalo’nun eline geçtiği kısa süre içerisinde ortaya çıktı. Dagalo, Yemen’de Husilere karşı Suudi Arabistan’ın paralı askeri haline gelmişti. Darfur’daki (bugünkü Sudan’ın Güneybatısında) çatışma sırasında savaş suçlarıyla suçlandığı için Hemedti, « yardımcısı » olduğu Genelkurmay Başkanı General Abdülfettah el-Burhan’ın arkasına saklandı [1].

Haziran 2019’da Almanya, Güney Sudan’ı yaratan grubun adını kullanarak, aynı adı taşıyan başka bir gayri resmi grup olan « Sudan Dostları »nı kurdu, ardından Berlin’den bir video konferans düzenledi. Bu yayın sırasında, oyunun yeni kuralları (« Demokratik Geçiş »), kimin yazdığı bilinmeden şapkadan çıkarıldı. 17 Temmuz’da Sudan partileri tarafından kabul edildi ve ardından 4 Ağustos’ta bir anayasa taslağı hazırlandı. Bu belgelerin General el-Burhan tarafından değil, onun « yardımcısı » olan milis Hemedti tarafından imzalandığını unutmayalım.

İktidar, siviller ve askerler arasında paylaşıldı. Sudanlı üst düzey BM yetkilisi Abdullah Hamdok çevresinde hükümet kuruldu.

Şubat 2020’de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, General el-Burhan ile Entebbe’de (Uganda) bir araya geldi. Kısa süre içerisinde iki ülke ilişkilerini normalleştirdi. ABD, kendi adına, El Kaide’nin 1998’de Kenya ve Tanzanya’daki ABD büyükelçiliklerine karşı gerçekleştirdiği iddia edilen saldırılarda Ömer El Beşir rejimine atfedilen rolün geçiş hükümeti tarafından tanınma sürecini örgütledi. Ardından Sudan’a dolar yağmaya başladı.

Mart 2021’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 15.000 barış gücü askerini Darfur’dan geri çekmeye karar verdikten sonra, geçiş hükümetini burada 12.000 asker konuşlandırmaya davet etti ve 300 sivilden oluşan bir « Entegre Geçiş Yardım Görevi » (UNİTAMS) oluşturdu. BM Genel Sekreteri António Guterres, UNİTAMS’ın başına Alman Volker Perthes’i atadı. Alman hükümetinin önde gelen düşünce kuruluşu SWP’nin eski yöneticisi Perthes, o zamanlar BM’nin 2 numarası olan Jeffrey Feltman adına Suriye Arap Cumhuriyeti’nin teslim olma planının taslağını hazırlayan kişiydi [2]. Perthes bu planda, Suriye’de halk egemenliğinin kaldırılmasını, tüm anayasal organların feshedilmesini, önde gelen 120 yöneticinin « yargılanmasını » ve infazını planlıyor ve ülkenin bölünmesini öngörüyordu.

Başkan Joe Biden, Jeffrey Feltman’ı Sudan da dahil olmak üzere Afrika Boynuzu’ndaki özel temsilcisi olarak atayarak kozunu öne sürdü. « Demokratik Geçiş »in kurallarının, Berlin konferansından önce Volker Perthes’in ABD’li arkadaşlarıyla birlikte sessizce yazıldığı artık aşikardı.

Büyükelçi Jeffrey Feltman, ABD derin devletinin önde gelen isimlerinden biridir. Özellikle İsrail-Filistin barış sürecinde rol oynadı ve « Irak Koalisyon Geçici Yönetimi » olarak bilinen özel şirket adına Irak Kürdistanı’nın kurulmasına katıldı [3]. Ardından Beyrut Büyükelçisi olarak, 2005’in Renkli Devrimi’ni (« Sedir Devrimi ») ve Lübnan Cumhurbaşkanları Emil Lahud ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a yönelik sahte suikast suçlamalarını örgütledi. Aynı şekilde Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Orta Doğu’dan sorumlu yardımcısıydı. Birleşmiş Milletler Siyasi İşler Direktörü oldu ve BM kaynaklarını cihatçılara destek de dahil olmak üzere Suriye’ye karşı savaşa yönlendirdi. Donald Trump’ın görev süresinde, Katar’ın hizmetine girerek adını unutturdu.

Mayıs 2021’de Fransa, Paris’te Berlin video konferansının devamını düzenledi. Burada mali konular tartışıldı ve 1i5 milyar doları borçlarını İMF’ye geri ödemesine izin vermek üzere Sudan’a 2 milyar dolar tahsis edilmesi öngörülü [4].

Sudan halkı sefalet içerisinde ve bazı bölgelerde açlık tehlikesi yaşanıyor. Sadece belirli kabileler sivil yönetimde temsil ediliyorlar. Sivil hükümetle daha iyi bir yaşam umudu içerisindeyken, diğerleri ise onu kabilenin düşmanı olarak görüyorlar. Bunlar, bu nedenle orduya çıkarlarını savunma çağrısına bulundu. Birkaç aydan beri iç savaşın ilk ilk işaretleri görülmeye başlandı. Dolayısıyla Suudi destekli askerler, haklı olarak sivil hükümeti istifaya zorlamakla tehdit etti.

Başkan Joe Biden, « iç barışı yeniden tesis etmek kaygısıyla » Jeffrey Feltman’ı bu ayın başlarında Hartum’a gönderdi. Sonra ikinci kez, 23 Ekim’de iki tarafla buluşmak üzere. Her birinde, Batı’dan gelen mali desteğin ancak Sudanlıların birlik içinde kalması durumunda sürdürülebileceğini açıkladı. General el-Burhan, ülkenin birliğini korumak için her şeyi yapacağına söz verdi. Büyükelçi Feltman, Hartum’da iki gece kaldı.

Jeffrey Feltman’ın uçağı 25 Ekim’in erken saatlerinde havalanır havalanmaz General el-Burhan ve « yardımcısı » Hemidti, başbakan Abdullah Hamdok’un değil, ama hükümetin istifasını istedi. ABD elçisine belirttikleri gibi, onu kabile dengelerine daha saygılı yeni bir ekip kurmaya zorlamayı öngörüyorlardı. Ama Başbakan bunu reddetti. Ayrıca Jeffrey Feltman’ın uçağının kalkmasından bir saatten kısa bir süre sonra ev hapsine alındı.

Amerika Birleşik Devletleri, Dünya Bankası ve İMF hemen « askeri darbe » çığlıkları atmaya başladı ve mali yardımı askıya aldı. Zaten boğulmanın eşiğinde olan ülke anında havasız kaldı. Afrika Birliği « darbeyi » kınadı. Ancak Mısır, Sudan’da iki tarafı diyaloga çağırırken sonuçtan memnun görünüyordu. General el-Burhan’ın Cumhurbaşkanı Sisi’nin askeri okuldan arkadaşı olduğu söyleniyor.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri bu konuda çok az şey söylediler ve paha biçilmez mali yardımlarının devamı konusunda hiçbir şey söylemediler. Türkiye de sessiz kaldı: Ankara, Suudi Arabistan’a karşı askeri üs kurmak ve Kızıldeniz’i kontrol etmek için Sevakin adasını 99 yıllığına Sudan’dan kiraladı.

Washington, Güvenlik Konseyi’ne « askeri darbeyi » kınayan ve yaptırımlar öngören bir karar taslağı sundu. Ancak Rusya, bilgileri doğrulamak için birkaç gün beklenilmesi talebinde bulundu. Libya’ya karşı savaşa yol açan yalanları anımsayan Moskova, kendisini fena halde yanıltmak üzere taraflı haberler yayınlandığını düşünüyor. İyi demokratları ezen kötü askerler hakkındaki medya söylemi ona pek inandırıcı gelmiyor. Konseye üye farklı ülkelerin temsilcileri arasındaki ses tonu yükseldi. Bunun üzerine bazıları, ülkenin yarısının ordunun arkasında saf tuttuğu ve ordunun başbakanı görevden almadığı için olayların tam anlamıyla bir « askeri darbe » olmadığını kaydetti.

ABD Ağustos ayında, Afganistan, Irak, Libya, Suriye ve Yemen’de 11 Eylül 2001’den beri sürdürdüğü Rumsfeld/Cebrowski stratejisine geri döndü ve en az bir milyon insanı öldürdü [5]. Sudan’daki taraflardan birini diğerine karşı kayırmamaya çalışıyorlar. Devlet yapılarını kendileri yok edene ve artık yabancı güçlere karşı koyamayacak hale gelene kadar onları çatışmaya yönlendirmekle yetiniyorlar.

On yıl boyunca « Suriye’nin Dostları » Volker Perthes ve Jeffrey Feltman, sonunda kaybettikleri Levant’ta bize soluk aldırmadı. ABD bölgeyi Rusya’ya terk etmek zorunda kaldı. Bugün de « Sudan’ın Dostları » Volker Perthes ve Jeffrey Feltman, Etiyopya ve Sudan’dan başlayarak Afrika Boynuzu’nu yok etmeye çalışıyor.

Makale: Thierry Meyssan Çeviri: Osman Soysal

Kaynak:voltairenet.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Next Post

Belarus: Polonyalı askerlerin müdahalesinde 132 göçmen yaralandı

Sal Kas 23 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Belarus Soruşturma Komitesi Başkanı Dmitriy Gora, Polonyalı kolluk kuvvetleri mensuplarının sınırı geçmek isteyen göçmenlere karşı müdahalesi sonucu, 20’si çocuk 132 kişinin yaralandığını belirtti. Gora, “Polonya kolluk kuvvetleri mensuplarının eylemleri sonucu 132 göçmenin yaralandığı tespit edildi. Aralarında 20’den fazlası çocuk” açıklamasında bulundu.Göçmenlerde yanıklar, inhalasyona bağlı solunum […]

Kategoriler


Translate »