Stuttgart /Üntertürkheim ( ABZ)İşçi Eğitim Merkezin de „Anti -Komünizme Şans verme ve Münih Komünistler Davası“ Konulu Panel Gerçekleştirildi

‘Enternasyonal Birlik’ bileşenlerinden MLPD ve ATİF`( Almanya Türkiyeli İşçiler Federsyonu)in ortak olarak organize ettiği panele, panelist olarak MLPD Enternasyonal büro Sorumlusu ve İCOR (International Coordination of Revolutionary Parties and Organizations)ana koordinatörlük görevinide yapan Monika Gärtner Engel, Yazar Yusuf Köse, Münih TKP-ML davası başsanığı olduğu iddiası ile yargılanmış olan Müslüm Elma ve Moderatör olarak MLPD ve Enternasyonal listeden Milletvekili adayı Julia Scheller katıldılar.

Kısa sürede organize edilen bu Panele İçinden geçtiğimiz koşullarıda düşünürsek katılımın yoğun olduğu görüldü.
26.09.2021 tarihinde yapılacak Federal Parlemento milletvekili seçimlerinde ATİF `in adayı ,aynı zamanda Münih Davası sanıklarından Erhan Aktürk de Panel de hazır bulundu.

İlk Konuşmacı Müslüm Elma içinden geçtiğimiz süreci kısaca özetleyerek şöyle devam etti. “Yerküremizde gerici- ırkçı ve faşist hareketlerin giderek sokaklarda daha da görünür hale geldiği bir süreçten geçiyoruz. Batı Avrupa’da da faşist ve gerici partiler, gruplar kitlelerden belli düzeyde destek görüyorlar. Gün geçtikçe ırkçı faşist saldırılar artıyor. Anti-Komünizm propağandaları yaygınlaşıyor. Yine devrimciler ve komünistler hakkında soruşturmalar yürütülüyor, tutuklamalar yapılıyor. „ devamında
„Anti-Kominizme Şans verme“ Kampanyasının önemine dikkat çeken Müslüm Elma sözlerini şöyle sürdürdü.
„Tam da böylesi bir dönemde MLPD’li yoldaşlar tarafından başlatılan “anti-Komünizme Fırsat Verme!” hareketi bu saldırılara karşı, devrimci cepheden verilen bir yanıttır.“

Anti-Kominist saldırılara sosyal pratikten örnekler vererek devam eden M.Elma sözlerine şöyle devam etti “MLPD’nin banka hesabının kapatılması, propaganda faaliyetlerine sınırlamaların konulması, Stefan Engel yoldaşın örneğinde olduğu gibi “Toplumu tehlike içine sokan kişi” ilan edilerek hedef haline getirilmesi yürütülen bu anti-komünist saldırıların birer halkalarıdır“ diyerek konuşmasına devam etti.

Enternasyonal Proleteryanın önderlerinden Abimel Guzman `nın Özgürlüğü için yürütülen kampanyanın önemine değinerek, katılımcıları Başkan Gonzalo nun hayatını savunmaya, kampanyayı her alanda desteklemeye çağırdı.

Kürt Hareketi önderi Abdullah Öcalan ve diğer devrimcilerin hayatını savunan, dinleyicileri kampanyalara destek vermeye, bizzat bu kampanyaların örgüleyicisi olmaya çağıran M.Elma, Münih Komünistler Davası İçin şunları söyledi;
“O Salon, Devrim ile karşı Devrimin Hesaplaşma Alanıydı.“

Münih Mahkemesini sınıfın bakış açısıyla ele almanın gerekliliğinin altını çizen M.Elma, Alman Devletinin 10 devrimci şahsında Komünizm ve Sosyalizm mücadelesini yargılamaya çalıştığını belirterek tavırlarını kısaca şöyle ifade etti;“Halk eziliyorsa devrim meşrudur. Demokratik hak ve özgürlük istemleri zorla bastırılıyorsa, direnmek bir insanlaşma eylemidir. „

Devamında Mahkeme heyetinin yalanlarına bir iki örnek veren M.Elma Mahkeme heyetinin Kaypakkaya’ dan Bahsederken „öldü „ ibaresini kullanması; ”katledildiği gerçekliğinin karartılmaya çalışılması yalanına, en bariz örnekdir” diyerek, Alman devletinin son yüzyılda milyonlarca insanın ölümünden sorumlu olduğu gerçeğini ifade ederken salon dinleyicilerin alkışlarıyla yankılandı.

Konuşmasının devamında Alman devletinin Ermeni katliamındaki rolüne değinen M.Elma şu sözlerle konuşmasını bitirdi; „Bizler, başta enternasyonal proletarya olmak üzere ezilen dünya halklarının ve uluslarının emperyalizme ve dünya gericiliğine karşı verdikleri mücadelenin haklılığını ve meşruluğunu savunmaya çalıştık.

Başta Karl Liebknecht, Rosa Luxemburg olmak üzere yüzlerce devrimcinin- Komünistin idealleri uğruna düştükleri bu topraklarda, onların ideallerine olan yoldaşça bağlılığımızı yeniden haykırmak, haklı ve meşru mücadelemiz sürüyor- sürecektir yoldaşlar demek için uğraştık. diyerek sözlerini sonlandırdı.

Yazar Yusuf Köse, Emperyalizmin krizlerine değinen,geçmişten farklı olarak üretimin almış olduğu biçim ve ‘Yeni emperyalist Ülkelerin’ rolleri üzerine bir sunum yaparak önemli belirlemeler yaptı.
Monika Gärtner Engel ise Münih mahkemesine bizzat katıldığını ve şöyle bir anısını paylaşmak istediğini söyleyerek, devam etti;
”Yargılanan yoldaşlarla dayanışmak için Münih`e gittim salona girdiğimde Müslüm Elma yoldaş Bütün konsantrasyonunu toplamış dikkatle Mahkeme heyetini dinliyordu, müslüm yoldaşla bakışarak selamlaştık.Bir şey yapmamak olmazdı. Bir müddet dinledikten sonra diğer dinleyicilerle beraber ayağa kalkıp Enternasyonal marşını söylemeye başladık. Marşın son bölümünde Müslüm yoldaş’da yumruklarını sıkarak bizi selamladı. O an, ömrüm boyunca unutamayacağım anılardandır.” diyerek, dayanışmanın, birlikte iş yapmanın, önemine değinerek sözlerini sonlandırdı.

Söz alan dinleyiciler M.Elma ve 9 tutsak devrimcinin direniş çizgisini sahiplenici konuşmalar yaptılar!!
Uluslararası dayanışmayı yükselt!!!!! sloganları eşliğinde etkinlik sonlandırılırken dinleyicilerdeki heyecan doruğa çıkmıştı.
İsmail S
12.09.2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Devrim mücadelesi, 12 Eylül Askeri Faşist Darbesinin 41. yılında sürüyor

Paz Eyl 12 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Türkiye ve Kuzey Kürdistan halkları 41 yıl önce faşizmin sivil parlamentarist biçiminden, askeri darbe yoluyla askeri faşist diktatörlükle, yani gerçeklikle tanıştı. Hafıza-i beşer şaşar derler. Türkiye faşizminin kuruluşundan günümüze yarı askeri ve askeri faşist biçimleri ile sık sık tanışmıştı oysa. Büyük emperyalist savaşın sona […]

Kategoriler


Translate »