Rojava üzerinde cadı kazanı

Son meclis onayı ile Türkiye de ki iktidar 2 yıllığına yeni bir dış operasyonlar yetkisini garanti altına aldı. Sık sıkve belli bir sistematik içersinde TSK’ nın Güney ve Küçük Güney diyede adlandırılan Kürdistan parçalarına yönelik lokal işgalleri ile hem Rojava’da ki Kürt savunma alanlarına hemde Güney Kürdistan özerk yönetimine basınç uygulaması sözkonusu. Elbette bu salt içpolitika ve PKK histerisi ile hareket etmekten çok dış politika kulvarlarında sürekli yeni dengelerle önemi ve üzerinde ki kurulu oyunları güncelleme zorunluluğu olan OrtaDoğu gerçekliği nedeniyle dir.Tamda bu nokta da sahaya ilişkin Türkiye ve cihadist aparatçıklardan oluşan ittifakın karşı cephesinden durum okuması yapan southfront sitesinin saahada ki güçler dengesi ve tarafların hareketlerine ilişkin yorum yazısını olduğu gibi vermeyi yararlı buluyoruz. Devrimci Demokrasi

***

Her gün Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine defalarca ertelenen operasyonlarından bir hatta iki tanesi bekleniyor.

Bazıları, ABD’nin ve özellikle Rus silahlı kuvvetlerinin ve özellikle kuzeydoğu bölgelerindeki varlığı ve faaliyetleri nedeniyle durumun oldukça karmaşık hale geldiğini söyleyecektir.

Ankara’nın emellerini daha da engellemek için Rus güçleri Halep’in doğu eteklerindeki Menbiç kenti yakınlarında yeni bir üs inşa ediyor. 5 Kasım’dan bu yana Rus askeri araçları ve Suriye Arap Ordusu’na (SAA) ait topçular burada konuşlandı.

Kuzeydoğu bölgesine ek bir takviye olarak, Moskova’nın uzun menzilli bir S-400 hava savunma sistemi konuşlandırmayı planladığı bildiriliyor. El Kamışlı havalimanında bir dizi Suriye ve Rus Pantsir-S hava savunma sistemi ve radarının konuşlu olduğu biliniyor.

Menbiç ve envirleri Kürtlerin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından tutuluyor. SAA, birkaç yıl önce onu Türk ordusundan ve çevreyi işgal eden vekillerinden korumak için şehrin etrafında bir mevzi ağı kurdu.

Son günlerde, Rus güçleri ve SAA, SDG ile koordineli olarak, Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusunda bir dizi ortak tatbikat düzenledi.

Tatbikatlar, Şam hükümeti ve müttefiklerinin, istikrar ve güvenliği sağlamak için SDG’ye yönelik her türlü Türk saldırısına karşı çıkma konusundaki ortak kararlılığını göstermeyi amaçlıyor. SDG ve SAA gerçek müttefik olarak görülemez, sadece ortak bir düşman karşısında işbirliği yapmaya zorlanırlar.

Daha önceki operasyonlarda olduğu gibi, Türkiye’nin son yıllarda eğittiği ve donattığı çok sayıda Suriyeli isyancıya güvenmesi bekleniyor. Şu anda en az 20.000 savaşçı Suriye Milli Ordusu adı verilen birleşik bir komuta yapısını takip ediyor.

Ankara çatışma başlatmaya hazırlanırken, İsrail özellikle Şam ve çevresindeki Suriye’deki hedeflere zaman zaman saldırılar gerçekleştiriyor. En son, 3 Kasım’da, iki İsrail F-16 savaş jeti Suriye Arap Ordusu lojistik destek tesislerine saldırdı.

Bu, Tel Aviv silahlı kuvvetlerinin SAA’nın bir savaşta askerlerini destekleme kabiliyetini engelleyerek Türk silahlı kuvvetlerini olası bir savaşta desteklemeye çalıştığı gerçeğini gizleyemez.

Tüm bunlar olurken, IŞİd de sahadaki faaliyetlerini artırarak Rus Havacılık ve Uzay Kuvvetleri (İngiltere) ve Saa’nın güçlerini ve yeteneklerini saptırıyor. Yerel haberlere göre, IŞİd’li teröristler son günlerde Suriye’nin doğu ve orta bölgelerine yönelik saldırılarını artırdı.

VKS savaş uçakları, Suriye’nin orta bölgesindeki IŞİd mevzilerine en az on hava saldırısı düzenledi. Saldırılar, IŞİd savaşçılarının Rakka’nın doğu eteklerindeki Madan kasabası yakınlarında bir Irak Kata’ib Hizbullah aracını tanksavar güdümlü füzesiyle (ATGM) imha ettiği son saldırılara yanıt olarak gerçekleşti.

Bir ATGM’nin kuşatılmış teröristlerin eline nasıl girdiği başlı başına bir muammadır, ancak bunların çoğu Kuzey ve Orta Suriye’de, ABD, Türkiye ve çeşitli fraksiyonların mevzilerine yakındır.

Genel olarak, olaylar son derece karmaşık ve dengesiz hale gelir. Önümüzdeki birkaç gün, Türkiye’nin bu şartlar altında tırmanmaya karar verip vermeyeceği gösterecek. Evet yerine hayır.

Kaynak:de.southfront.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Next Post

Göçmenler Polonya-Belarus sınırında ölümle baş başa

Pts Kas 8 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Haber Merkezi: Polonya sınırına çekilen duvarlar ve askerin engellemeleri nedeniyle açlık ve soğukla mücadele eden ve son açıklamalara göre 7 göçmenin hayatını kaybettiği Belarus-Polonya sınırında göçmenler ölümle karşı karşıya bırakılıyor. Polonya sınır muhafaza makamları, büyük bir sığınmacı kitlesinin Belarus’tan ülke topraklarına girme girişiminde bulunduğunu […]

Kategoriler


Translate »