PARAMAZLAR ÖLÜMSÜZDÜR VE TARİHİMİZİN PARÇASIDIR!

‘‘Ölümler var Tay dağından yüce, ölümler var Tüyden hafif…’’

İstanbul Beyazıt meydanı, belki ilk defa sosyalistler, devrimciler için bu topraklarda kanlı sayfaların ilkini 15 Haziran 1915 te hazırlayacaktı. Merkezi Osmanlı despotizmi, O günün siyasasında iktidarı paylaşan İttihat ve Terakki Partisi, Paramaz (Madteos Sarkisyan) ve 19 yoldaşını katlederek daha sonraki planlarının en önemli adımını attılar. Çünkü  mücadelenin önderlerinin asılması katliamın önüne set olacak örgütlü direnişi de tasfiye etmiştir. O günün koşullarında, sadece Ermeni ulusu için değil Osmanlı coğrafyasının ilk sosyalist örgütü olan Sosyal Demokrat Hınçak Partisi, 1887 de kurulmuş ve günün ağır şartlarında; Hamalların, İşçilerin, kunduracıların ve köylülerin içinde örgütlenmesini yapmıştır. O tarihsel koşulların gündemi içinde köylülere dayatılan ağır vergilere ve Hamidiye alaylarına karşı direnişi fiilen örgütleyen, kitlesel 1 Mayıs’ı gerçekleştiren güçtür. Ve bu gücün tasfiyesi İttihat ve Terakki’nin Anadoluyu Türkleştirmek, kaybedilmiş toprakları geri almak vb haksız maceracı, hem Türk hemde başka uluslar ve tabiiki Ermeni ulusu için sonuçları ağır olan politikalarına olanak vermiştir.

Bugünden geriye ampirik ve üstenci bakışla, herhangi bir inceleme ve araştırma yapmadan Hınçak partisine, tarihsel bağlamından kopararak ortaya koyduğu mücadelelere ‘’küçük burjuva milliyetçi’’ damgası vurma, solun, geçmiş kökleri ile bağlar kurma noktasında, birazda TKP etkisi ile aymazlığıdır.

Bu konuda, en şanslı konumda bulunan Kaypakkayacı geleneğin hem İbrahim Kaypakkaya gibi, Kemalizm, Devletin özgülümüzde ki niteliği ve Ulusal sorun da temel, özgülde tarihsel haksızlığa uğramış Ermeni ulusu (bugün azınlık milliyet konumuna düşürülmüş olması bu olguyu gerçeklikten çıkarmaz. )ve başka ulus ve azınlık milliyetlerin tarihsel, güncel durumlarına berraklıkla ve tavizsizce yaklaşan, bu noktada geriye ön açıcı bir miras bırakmış olan önderliğine karşın, kavrayışını bu düzeye yükseltememiş ve güncelleyememiş olması duruşunda ki tüm olumluluğa karşın rolünü oynayamamaktır. Bu noktada Ermeni ulusundan bir çok değerli Komünist ve Devrimcinin, İbrahim Kaypakkaya’nın kurduğu ve önderi olduğu TKP(ML)ye sonraki yıllarda ilgi göstermeleri ve katkılar sunmalarına karşın böyledir.

Paramazlar ın 1915 te ki katledilmelerini 100 yıl sonra hatırlama ve anma çabaları hem eleştirilmesi gereken hemde daha iyisini yap diye teşvik edilmesi gereken yanımızdır. Daha iyisinden kasıt; elbette tarihimize bakıştaki aymazlığı aşmak için Paramazların tarihsel konumlarını teslim etmek ve Türkiye’li Komünistler, Devrimciler ce Mustafa Suphiler ve 15 lerle başladığı genel kabul görmüş Komünist/Sosyalist hareketin miladı konusunda özeleştirel bir güncel duruş ortaya koymaktır. Paramaz Madteos Sarkisyan’ın duruşma yargıcının sorusuna verdiği yanıt bizim bu yoldaşları nerede ve nasıl konuşlandırmamız gerektiğinin mihenk taşıdır. Yargıcın “Siz bağımsız bir Ermenistan mı kurmak istiyorsunuz?” sorusuna bu Komünist Önder: “Bizler komünistiz, komünistlerin vatanı yoktur. Eşit ve özgür bir ülke için mücadele ediyoruz. Biz fikirlerimizi Ermeni halkı arasında yaymaya çalıştığımız gibi en az onun kadar Kürt, Türk, Êzidi halkları arasında da yaymaya çalışıyoruz.” Yanıtını verir. Bu özeleştiri çabamızda, TKP den günümüze her Komünist misyonunu yüklendiğini ilan eden yapının, birazda siyasi körlüğünün ilacı olacak sözcüklerdir.

Tarihe şaşı bakılan nokta sadece tarihsel miladımızın ne zaman başladığı sorunumudur? Hayır! Osmanlı Despotizmine karşı geliştirilen  direnişler noktasında, ‘’savaş anında sırttan hançerlediler’’ demogojisinin fonuda, Osmanlı nın devlet refleksini hak veya hayırhah gören solcularımıza etkide bulunmadığını kimse iddia edemez., Lenin’in ve Komünistlerin, dünya savaşında askerlere, “silahlarınızı kardeş emekçi halklara değil, kendi burjuvalarınıza doğrultun” propagandası yaptığını hatırlamak gerek.

Proletarya Partisi MKP`nin, geleceğe dönük olarak kendini güncellemek adına 2021 Şubat 3.Kongresinde aldığı kararlar; bilimin ışığında tarihsel ve güncel olgulara cesaretle bakma, tabuları yıkarak ve objektif olana dayalı sınıf tavrını derinleştirme adımları önemlidir. Ve yine geçmişi aydınlatabildiğimiz ölçüde geleceğe emin adımlarla yürüyebiliriz. Bu nokta da hatalarımız, eksiklerimiz bizim ergeç müdahalelerimizle aşılacak sorunlardır.Yeter ki bu istek, kararlılık ve irade olsun.

Söz Paramazlar’dayken bu tarihsel değerlerimize dikkat çekme adına Kod adını Paramaz olarak seçen Kobanê’de 5 Ekim 2014’de şehit düşen yiğit devrimci Suphi Nejat Ağırnaslı’yı ve Başta 15.16 Haziran büyük işçi direnişi olmak üzere Haziran’da yaşamlarını yitiren tüm Komünist, Devrimci, Yurtseverleri saygıyla anıyoruz.

Burjuvazinin, Revizyonizmin ve oportunizmin manüpülasyonları, tarih bilgisi eksikliği, yeterli araştırma ve inceleme yapmamadan kaynaklı kavrayışsızlık, kendini derinleştirememe vb nedenlerle dün tarihten silinip atılan direnişlerin ve direnişçilerin anısına saygıyla…

Haziran 2021

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

DHP: Devlet gözetiminde Deniz Poyraz katledildi

Per Haz 17 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Demokratik Haklar Platformu HDP İzmir il binasına yönelen ve Deniz Poyraz adında ki yurtsever kadının katline yol açan saldırıyı bir basın açıklamasıyla kınadı. Devrimci Demokrasi *** Faşist diktatörlüğün ömrünü uzatmak için insanlık düşmanı konumlanışı yeni değil, mirasını sahiplendiği Osmanlı gericiliğine kadar dayanmaktadır. Kürdistan’da Kürt […]

Kategoriler


Translate »