Mücadele Kadro Sorununu Çözen En İyi Okuldur-Kongre Belgelerinden Perspektif (5)

Çok açık ki ciddi bir kadro yetersizliği sorunumuz vardır. Böylesi bir meselenin doğrudan maruz kaldığımız tasfiyeci süreçle olan bağı akılda tutulmalı. Siyasi mücadele de kadrolar tayin edici önemdedir. Sadece devrimci teorinin üretilmesinde değil, pratiğe uygulanmasında da belirleyici olan kadrolardır. Eğer devrimci teoriyi derinden kavrayan ve çok yönlü gelişkin yeteneklere ve pratiğin deneyimlerinde sınanmış kadrolar yoksa parti çizgisi uygulanamaz. Dünya devrimlerinin eşsiz tarihi kadroların sınıf mücadelesindeki büyük önemini bize gösterir. Ve hiç biri kısa sürede yetişmemiştir.
Kadro sorununun varlığı bu meselenin aşılamayacağı anlamına gelmez. O halde nasıl aşacağız? Yeni tarih sahnesine çıkan partilerde belli kadrolar tarafından kuruluyor, ama kelimenin gerçek manasında devrim kadroları sınıf savaşımının içinde yetişmiştir. İşçi sınıfı hareketi mücadele içinde kendi kadrolarını yaratmıştır. Bizde köklü bir hareketiz ve mücadele yürüttükçe öğrenmeye devam ediyoruz. İdeolojik, siyasi ve politik çizginin doğru rotada geliştirilmesi mücadelesi aynı zamanda partinin inşa edilmesi sürecidir. Bu zorlu dönem ve süreç hem örgütlenme, hem de siyasi bilinç bakımından derinleşme anlamına gelmektedir. Öznel ve dogmatik düşünce ve tarzın etkisi altında var olan zayıf yönlerin aşılarak diyalektik materyalizm uygulanarak adım adım güçlü yanların öne çıkması olgulara dosdoğru bakmakla ilgilidir. Doğru fikirlerin benimsenmesi, tutarlıca savunulması ve bu devrimci fikirler etrafında merkezi sorunların aşılması bu temel üzerinde parti inşasının gerçekleştirilmesi belli ölçülerde sürecin kadrolarını da şekillendirmiş, nasıl bir kadroya ihtiyaç olduğunu açıklığa kavuşturmuştur. Yeterli düzeyde olmayabilir, ama bu yine de ileriye doğru atılmış bir adımdır. Çizgi sorunlarını aşan ve stratejik ana doğrultuyu isabetle belirleyen parti ihtiyaç duyduğu kadroları da yetiştirecektir. Ana doğrultu bir kez doğru belirlendi mi, onun pratiğe geçirilmesi, olası yenilgi ve darbelerin, engel ve sendelemelerin, kafa karışıklıklarının üstesinden gelinir. Zor olan ana doğrultunun doğru şekillenmesi görevidir.
Sabitlenmiş fikirlere saplanıp kalanlar değil, Türkiye-K. Kürdistan devriminin gerçekliklerinden hareket eden ve değişimin mutlak olduğu şartlara denk düşen fikirler ile mevcut somut sosyal durum üzerinden sınıf mücadelesini geliştirmeye odaklanan kadrolar aynı zamanda parti inşasının da mimarları olacaklardır. Yeni olana açık olmak güçlü yanımızı oluştursa da, yeterince uzun bir mücadele deneyimi olmayan, küçük-burjuva ideolojisinin etkilerini üzerinde taşıyan ve siyasi bilinci tam sağlamlaşmamış olanlarımız yeterince dönüşüme uğramadıklarında sapma tehlikesine açık olma gibi bir zayıflığı da barındırdığımızın da unutulmaması önemlidir. Parti içi çelişkilerin komünizm bilinciyle birleştirilmesi esas olandır. Eskimiş olana tutunma ve yeniye kapalı olma eğilimi ile nesnel olgu olarak açık olan yeniye açık olma ve coşkuyla ileri atılma eğiliminin içerdeki çelişmeli varlığı ilişkilerin doğru ele alınması ve yönetilmesini gerektirir. Nasıl ki eski ile yeni olan kadroların kendilerine göre olan eksiklikleri onların birlikte komünizmin bilimsel gücüyle mücadele yürütmeleri ve partiyi güçlendirme çabasını engellemiyor ve engellememesi gerektiği biliniyorsa, aynı şekilde sürecin gerisinde yada yeniye kayıtsız kalan kadrolar ile toplumsal değişiklikleri gören ve gerekli müdahaleyi tespit eden kadrolar arasındaki ilişkilerde demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun biçimde doğru tartışma süreçleriyle birlikte parti birliği ve iradesinin güçlendirilmesi esasına bağlı yönetilmesi bilinci ve tarzının geliştirilmesi son derece önemlidir.
Biliyoruz ki, yoldaşlarımızın tümü dürüstçe gelişmeden yanadır. Sorunumuzun esas kaynağının araştırma ve inceleme tarzları, olguları görme arasındaki farka dayandığını unutmamalı. Öznelci, dogmatik düşünce tarzının terk edilmesi, etkisinden kurtularak materyalist düşüncenin kavranması ve uygulanması için parti içinde mücadele yürütmenin önemi buradan gelir. Ayrıca sekterliğin gelişmemesi için sorunların doğru kavranması ve doğru mücadele yöntemlerinin kolektif bir bilinçle kullanılması yine ortak bir çaba gerektirmektedir. Açık ve dürüstçe tartışmalar yürütülmesi gerçeklikten hareket edilmesi, partinin çıkarlarının yüksekte tutulması birlik
bilinciyle meselelere yaklaşılması, ihtiyacımız olan işte budur. Kitleleri birleştirmenin yolu yüksek bir birlik seviyesi yakalamış partinin önderliğinden geçiyor. Bu temelde tüm yoldaşlarımız karşı karşıya kaldığımız büyük sorunların önemini anlamalı. Atılgan ve adanmış bir bilimsel güçle mücadele yürütmeliler.

8- Planlı Çalışma, İnisiyatif ve Kararlılık
Planlı çalışmak, inisiyatifli olmak ve kararlıca belirlenen işi tamamlamak son derece önemlidir. Dünya tarihine yön vermiş ve kazanılmış büyük zaferler ve deneyimleriyle uluslararası proletaryayı eğitmiş komünist partiler iki elin parmaklarını geçmeyen az sayıda proleter bilinç edinmiş insanlar tarafından kurulmuştur. Bilinçlenmiş neyi yapması gerektiğinden emin olan insanın büyük rolü sınıf mücadelesinin en çetin muharebelerinde görülür. Diyalektik tarihi materyalizm felsefesiyle donanmış, cephaneliği toplum ve doğa tarihinin engin bilgisiyle dolu az sayıdaki insanın devrim hedefiyle yola çıktıklarında, uygun koşullarda üstün bir kararlılık ve disiplinle çalıştıklarında Sovyetlerde, Çin’de, K. Kore’de Vietnam’da Doğu Avrupa ülkelerinde nasıl milyonlarca kitleyle birleştiklerini ve sömürücü burjuvazinin, feodal sınıfların, feodalizmin iktidarını nasıl yıktıkları biliniyor. Önderimiz İbrahim Kaypakkaya yoldaş birkaç yoldaşıyla başlattığı hareket neredeyse yarım yüzyıldır canla başla, bayraklar elden ele geçerek taşınıyor. Devrimci teoriyle donanmış az sayıdaki devrimcinin kararlı mücadelesi, planlama kabiliyeti ve kırılmaz inisiyatif kapasiteleriyle süreç içinde çok sayıdaki örgütlü yığınsal kuvvete dönüşecektir.
Kadro sorunu üzerinde dururken işaret edildiği gibi teorinin devrimci niteliği ve doğru siyasetin belirlenmesi yanında insan faktörü, yani kadro ve üyelerin dinamik rolü belirleyici önemdedir. Teori ve pratiğin birliği gereklidir. Sadece teori yapıp pratikten uzak durmak yada pratik içinde teoriyi küçümsemek hatalıdır. İnsan metabolizması gibi, teori ve pratiğin dengesi, uyumu bozulduğunda hastalık kaçınılmazdır. Pratik teorinin doğru yada yanlışlığının test laboratuvarıdır, teori ise laboratuvar görevini gören toplumsal pratik sahasında yeniden yeşererek tekrar pratiğe döner. Teori ve pratik uyum çelişki temelinde özdeştir.
Planlı çalışma aynı zamanda yapılması gerekenlerin bir sisteme oturtulmasıdır. Dağınık, sistemsiz çalışma biçiminden doğru sonuçlar ve başarılar elde edilemez. Dağınık, sistemsiz ve disiplinsiz değil, planlı ve sistemli ve disiplinli çalışmalıyız. Planlama derken merkezi iradenin saptadığı, genel doğrultu ve hedefler ile uyumlu şekilde çalışmaların yürütülmesi, neyin öncü, neyin sonra yapılacağı, yapılanların sıradaki çalışmalar üzerindeki etkileri hangi metot ve araçların kullanılacağı, hangi alanlara yoğunlaşılacağı ve hangi güçlerle yapılacağı gibi her aşamanın planlanmasından söz etmiş oluyoruz. Ayrıca planlamalara uygun hareket edilmesi, zamanında gerçekleştirilemeyen hedefler olması durumunda ise bu aksamaya ve başarısızlığa yol açan nedenlerin tespiti ve engellerin aşılması yöntemlerinin belirlenmesini de kastediyoruz.
İnisiyatiften kastettiğimiz ise temel hedefler doğrultusunda belirlenmiş politikaya uygun olarak tüm organ ve üyelerin çalışma inisiyatifinde tam bir öz güvene sahip olmalarıdır. Engellerin birileri tarafından kaldırılacağı, yada sınırlı olan güçleri birilerinin başka bir şeye dönüştüreceği gibi beklemeci ruh halinin aksine, tüm şartların doğru değerlendirilmesi ve örgütlenmenin geliştirilmesi; sağlamlaştırılması konusunda özgüvenli hareket etme kabiliyetinin sergilenmesine işaret ediyoruz. Pasif, edilgen, beklemeci, güvensiz değil, etkin mücadeleci olmak, başarıya odaklanmak, son derece kısıtlı olanaklarla önemli zor şeylerin riskler göğüslenerek yapılabilmesi, riskler karşısında pasif değil, etkin pozisyonda zorluklar göğüslenerek sınıf mücadelesinin yürütülmesi, bu yönlü kolektif kabiliyetin tarz olarak geliştirilmesi ve kullanılması inisiyatifli olmak anlamına gelir. Taktik ve sübjektif açıdan güçsüz olduğumuz, sınıf düşmanlarımıza karşı inisiyatifli olmak bizim stratejik olarak güçlü oluşumuzun pratik ifadesi olduğu unutulmamalıdır.
İnisiyatifli olmak ile kararlı olarak mücadele yürütmek aynı şeyler değildir. Bu aynı zamanda savunulan teori ve doğru mücadele ile dolaysız biçimde alakalıdır. Burjuva devlet aygıtıyla dört bir yandan kuşatılan devrimci işçi sınıfı hareketinin inisiyatif kırılmasına uğraması, iradesizleştirilmesi, işçilerin birleşmesinin engellenmesi ve tümüyle pasifliğe itilmesi için her yol denenmektedir. Proleter hareket ise sahip olduğu sınırlı güçle inisiyatifi korumak için karşı koymaktadır. Kararlılık hiçbir zorluğa boyun eğmeden işçi sınıfının kurtuluşu mücadelesinde sebatle çalışabilme iradesidir. Kapitalist sistemin çarklarına hapsolmak, tasfiyeciliğe boyun eğmek devrim silahını bırakmaktır. Kararlılık pasifliği yadsır, onun cephaneliği devrimci hedeflere ulaşması, inisiyatif yeteneği, planlama ile örülmüş mücadele azmiyle örülmüştür.
Sınıf düşmanlarımızın çok güçlü, devrim hareketinin ise nicel olarak çok güçsüz olduğu durumda pasifliğin objektif temeli olarak görülen faşist devlet diktatörlüğünün azgın saldırıları pasifliğin meşrulaştırılması olarak kullanılırsa bu teslimiyet çizgisini geliştirir. Zayıflık ve güçlülük karşıt ve görecelidir. Burjuvazinin en güçlü olduğu dönemde bile o zayıflığını yok edemez, keza zayıf görünen devrimci proletarya ise mücadele çizgisinde güçlenme ve inisiyatifi hücrelerinde taşır. İşçi sınıfı bu iradeyle mutlak ve edebi görülen burjuvazinin sınıf egemenliğini sarsıp karanlığı adım adım aydınlığa çevirir.
Bugün daha fazla kararlılığa ve inisiyatife ihtiyaç vardır. Çünkü hem partimiz hem de devrimci hareket genel olarak darbeler almış, tasfiyecilik derinleşmiştir. Bu konuda belli düzeyde eksikliklerimizin olduğu, yeterince inisiyatif geliştiremediğimiz kabul edilmeli. Hatalardan söz etmiyoruz. Gerçekleşmesi gerekli hedefler sahip olunması zorunlu araçlardan söz ediyoruz. Yapılması gerekenlerin ana yönü tespit edildikten sonra geriye onu yapmak kalır. Ancak daha planlı, inisiyatif ve kararlı çalışarak, temel merkezi halka olan parti inşası görevi layıkıyla yerine getirilebilinir. Bu çok mühimdir, çünkü pasifliğin yerini inisiyatifle, kararsızlığın yerini kararlılığa, kendiliğindenci ve plansızlığın yerini planlı çalışmaya bırakacağı bir örgütsel tarzın doğru ve sağlam çizginin uygulanmasının tümü bu merkezi görevin başarılmasına bağlıdır.
9- Birleşmek ve Sağlam Bir Örgüt Oluşturmak İçin Daha Sıkı Çalışmak
Ağır tarifi zor bir tasfiyeciliğin darbelerinin yarattığı parçalanma ve dağılmadan çıkmak ancak partinin yeniden toparlanması ve birleşmesiyle olanaklıdır. Bir örgütte likidasyon, parçalanma; ideolojik yön kaybı ortaya çıkmış, bölünme olmuşsa, orada devrimci amaçta ısrar eden parti gücünün birleşmesi tasfiyeciliği bertaraf etmek, devrim teorisini Türkiye, Kuzey Kürdistan sosyal şartlarına uygulama kararlılığını sürdürmesi tüm bu görevler arasında en önde olanıdır. Birleşmek dediğimizde tüm üye ve adaylarının komünizm teorisi ve amacı perspektifinde partinin sınıf mücadelesi hattında birleşmesini kastediyoruz. Bu diğer tüm görevleri belirleyecek önemde olan bir halkadır. Çünkü neyin nasıl yapılacağına karar verilmesi için öncelikle elele verip konuşulması, karışıklıkların giderilmesi, gücün birleşmesi ve sağlam bir merkezi yapının oluşturulması gerekir. Dağınık ve herkesin kafasına göre hareket etmesi eğiliminden sağlam bir parti çıkmaz, gelişmede sağlanamaz; iç birliğini sağlamış örgüt olmadan işçi sınıfının mücadele birliğinin oluşmasına önderlik edilmesi, fabrikalar, atölyeler, madenlerde çalışmalar yürütülmesi olanaksızdır. Mevcut dağınıklığın giderilmesi sağlam bir birliğe dönüşmesi merkezi görevin, yani partinin yeniden küllerinden yaratılması görevinin doğru biçimde kavranması ve sıkı bir çalışmanın yürütülmesine bağlıdır. Keza en büyük arzumuz işçi sınıfının en bilinçli ve sağlam öğelerinin devrimci amaç uğruna birleşmesidir.
Partinin toparlanması ve yeniden örgütlenmesi, alttan üste doğru merkezi yapısını oluşturması, üstten alta doğru organlarını bir piramidin taşları gibi örmesi temel sorunu duruyorken başka hiçbir şey bu meselenin önüne konulamaz. Komünizm amacına, proletaryanın devrimci sınıf niteliğine inancını kaybetmiş ve yurtdışında kastlaşmış mülteci kliğin bölünmeye neden olduğu 2014 darbesi ve bu bozgunculuğun sonrasında ki süreçte güçlerimizde bu merkezi görev etrafında birleşme konusunda kavrayış yetersizliği kabul edilmeli. Tayin edici önemde parti sorunu merkezi görevi duruyorken bulunduğu alanla sınırlı hareket eden, sanki güçlerimiz darmadağın olmamış gibi, sanki hiçbir şey olmamış gibi davranış sergileyen eğilimle uğraşmak az bir zamanımızı almadı. Bir iki eylemi partinin örgütlenmesinden daha önemli görenden tutalım da, kendi dar pratiğini evrensel doğru sanan ve politik açıdan disiplinsiz, ilkesiz, özeleştiriden kaçan, siyasi bilinçte geri ve hatalı tutumda ısrar edenler ilkeli duruşumuz karşısında oyun sahalarının daraldığını görünce, davet edildikleri özeleştiriyi vermek yerine özeleştiriden kaçarak saflarımızdan kopmuşlardı. Sonuçta zararlı eğilimler birleşme yönündeki çalışmalara her zaman olumsuz yansır, yansımıştır. Hedeflerin sıralanmasını doğru yapamayan, doğru fikirlere ise direnç gösteren tutumlar farkında olsunlar olmasınlar objektif olarak parti birliğinin yeniden tesis edilmesini geciktirirler. İçinden geçilen süreçte bu olguyu açık göstermiştir.
Fikirlerine güveni olmayan zayıf öğelerin demokratik tartışma ilkesini ayaklar altına almasının sonuçlarını gördük. Olumsuzluklar doğruya ulaşmak ve uygulamak için kulakta küpe olmalı. Biz demokratik tartışma ilkesine sadık kalmanın önemini sürekli vurguluyoruz. Sınıf mücadelesinde iktidarın kazanılması için gerekli olan tüm araç ve yöntemlerin kullanılması için parti önderliği sağlam biçimde oluşursa, o zaman zayıflığın güçlü bir bünyeye evrilmesi, kafa karışıklığının tutarlı sınıf mücadelesine ve doğru fikirlerle ilerlemesi, zayıf ve dağınık birliğimizin daha ahenkli, güçlü ve geniş birliğe dönüşmesi, kitle ile sınırlı bağlarımızın daha güçlü ve adım adım genişlemesi ve bunlarla birlikte kapitalist sınıfın faşist diktatörlüğüne karşı çok daha iyi biçimde mücadele yürütebileceğiz. Yaralar sarılır parti yeniden ayağa dikilirse ancak o zaman layıkıyla başta partinin komünist saflığını tarumar eden
mülteci revizyonistlerin tasfiyeciliğine her türden oportünist teoriye karşı tutarlı ideolojik mücadele yürütülür. Elbette mesafe alıyoruz, ama adımlarımızı daha hızlandırmalı ve daha sağlam atmalıyız.
Ayrıca parti inşasında çelişkilerin çözümünde temel önemi olan diğer yönlerin de bütünlüklü kavranması gereklidir. Birlik sadece önderlik organının seçilmesiyle oluşmaz, böyle bir birlik –ki olan şeylerdir – oluşsa bile bu geçici ve yeni parçalanmalara gebedir. Anlayışımızı Marksist ideoloji, komünizm amacı, program, strateji ve tüzük de birlik üzerine oluşturulmuş proletarya partisi örgütlenmesi olduğu için koşulların gerisinde kalmış fikirler ve çalışma tarzlarını reddeder. Bu temelde düşünce yöntemimizi geliştirmeliyiz. Toplumsal realiteyle uyumlu devrimci teori ve programla ilerlemek esas olandır.

devamı gelecek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Kuzey İrlanda da Devrimci kitleler, İşgalci Emperyalistlerin Saldırılarına Karşı Kendilerini Savunuyorlar!

Çar Nis 14 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Geçtiğimiz iki hafta, Kuzey İrlanda’da büyük bir huzursuzluk gördü. Belfast ve Derry’nin çeşitli bölgelerinde ender büyüklükte isyanlar patlak verdi. Bu olaylar, İngiliz emperyalizminin İrlanda topraklarını işgalinden yana olan ve Brexit’in sonuçlarından endişe eden küçük sendikacıların işidir. Birkaç kez, emperyalizmin bu işbirlikçileri, İngiltere’nin ve onun […]

Kategoriler


Translate »