Mahpus Garibe Gezer’e süngerli odada cinsel saldırı ve işkence

Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan Garibe Gezer, “süngerli oda” denilen odada gardiyanların kendisine işkence ettiğini ve cinsel saldırıda bulunduğunu açıkladı.

İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı avukat Eren Keskin, hapishanenin doktoru ve gardiyanları hakkında suç duyurusunda bulundu.

Keskin, müvekkili Gezer’e yönelik, işkence kötü muamele ve saldırıları, Kandıra Cezaevi Başsavcılığı’na verdiği dilekçede anlattı.

Erkek gardiyanların önünde kıyafetleri çıkartıldı

Gezer, 15 Mart’ta Kayseri Ceza İnfaz Kurumundan Kandıra Ceza infaz Kurumuna sevk edildi. 22 gün hücrede tutuldu. Hücre cezası bittikten sonra 3 kişilik hücreye geçmeyi talep etti.

İki gün hücrede tutuldu

21 Mayıs 2021’de tekrar hücreye götürülmek istenen Gezer buna itiraz etti. Bu itiraz üzerine kadın gardiyanlar Gezer’i saçlarından ve kollarından tutarak yerde sürükledi. Gezer’in şalvarını üzerinden çıkardılar ve yarı çıplak halde erkek gardiyanların bulunduğu yerlerden götürülerek hücreye attılar.

İki gün hücrede tutuldu. Durumu protesto etti ancak bu kez de hücre kapısını yumrukladığı için gardiyanlar hücresine geldi.

Gardiyanlar Gezer’i tekme ve tokat atarak yeniden darp ettiler. Kapıyı yumruklamaya devam etmesi halinde süngerli oda diye tabir edilen odaya atacaklarım söylediler.

Süngerli odada cinsel saldırı

24 Mayıs 2021’de erkek ve kadın gardiyanlardan oluşan 8 kişi hücreye gelerek Gezer’i dövdü. Kadın gardiyanlar, Gezer’in ellerini kırarcasına büktü erkek gardiyanlar postallarıyla boynuna bastı.

Gezer, tutuktular arasında süngerli oda diye bilinen odaya götürüldü. Gardiyanlar, odanın kapısında Gezer’in kıyafetlerini kaldırdı ve üst araması yaptı. Bu sırada Gezer’e cinsel saldırıda bulundu.

Elleri arkadan kelepçelendi

Keskin’in Başsavcılığa verdiği dilekçeye göre, Gezer, süngerli odanın süngerlerini sökmeye çalıştı. Kameradan bunu gören gardiyanlar tekrar hücreye geldi ve Gezer’i ağır şekilde darp etti. Gezer Müvekkil baygınlık geçirdi. Elleri arkadan kelepçelenerek odaya atıldı ve 3-4 saat boyunca odada bu şekilde tutuldu.

İntihar girişimi

Cinsel şiddetle baş edemeyen  Gezer aynı gece hücresinde kendini çarşafla asarak intihar etmeye çalıştı. Çarşafın kopmasıyla düştü, kafasını çarptı.  Çarpma nedeniyle kafa bölgesinde kanaması olmasına rağmen 1-2 saat müdahale edilmedi ve yerde bekletildi.  

Mektupları sansürlendi

Revirde görevli olan doktorun ayrımcı tavırları ve uzun süre kendisine tedavi uygulanmaması nedeniyle tedaviyi reddetti. Hücresine geri götürülen Gezer’in kanaması ertesine güne kadar devam etti.

Gezer, yaşatılanlara daha fazla dayanamadı ve maruz kaldığı işkence ve kötü muameleye ilişkin hem avukatına hem ailesine mektup yazmak istedi ancak ancak bir kısım mektupları gönderilmedi bir kısmı ise mektup okuma komisyonunca sansürlenerek gönderildi.

Tuvalet ihtiyacını dahi kamera önünde giderdi

İnfaz Kurumu idaresi, intihar girişiminde bulunan müvekkilin tekrar intihar etme olasılığı bulunup bulunmadığına ilişkin psiko-sosyal araştırma yapmaksızın, idari hiçbir tedbir almadan Gezer’i tek kişilik odada tutmaya devam etti.  

Maruz kaldığı cinsel işkence ve kötü muamelenin psikolojik etkilerini atlatamayan Gezer, 07 Haziran’da bu sefer hücresini yaktı. Tekrar süngerli odaya atıldı ve 24 saat burada tutuldu.

Tuvalet ihtiyacını dahi kamera önünde gidermek zorunda bırakıldı. Bu süre boyunca havalandırmadan içeriye soğuk hava verilerek işkence edildi.

Keskin, son olarak Gezer’in yaptıkları görüşmenin detaylarına da dilekçesinde yer verdi ve şöyle dedi:

“Müvekkil süngerli oda diye tabir edilen odanın 2-3 metrelik bir yer olduğunu, tamamen deri ile kaplı olduğunu, kamerayla 24 saat izlendiğini, odanın yer yerinde dışkı bulunduğunu, sidik ve dışkı kokusunun dayandamayacak derecede olduğunu, tuvalet olarak sadece odanın içinde bir delik olduğunu ve buranın da kameradan göründüğünü ifade etti.

İşkenceyi anlattı hakkında soruşturma başlatıldı

Garibe Gezer, kardeşi Asya Gezer’le yaptığı görüşmede kendisine yönelik işkence ve saldırıları anlattı ancak bu kez de bunları anlattığı için hakkında disiplin soruşturması açıldı. Bu soruşturma kapsamında ifade veren Gezer, işkenceyi anlattı.

Yine devam eden süreçlerde hem Kandıra Cezaevi Başsavcılığı’na  hem de Kocaeli İnfaz Hakimliği’nde disiplin cezalarına ilişkin verdiği ifadelerde kendisine uygulanan işkence ve kötü muameleyi anlattı.

Kendisi ile aynı cezaevinde kalan tutuklu Resmiye Vatansever de disiplin soruşturma nedeniyle Kocaeli İnfaz Hakimliği’nde verdiği ifadede müvekkile şiddet uygulandığını beyan etti.

Süngürlü odanın detayları da dilekçede

Keskin, son olarak Gezer’in yaptıkları görüşmenin detaylarına da dilekçesinde yer verdi ve şöyle dedi:

“Müvekkil süngerli oda diye tabir edilen odanın 2-3 metrelik bir yer olduğunu, tamamen deri ile kaplı olduğunu, kamerayla 24 saat izlendiğini, odanın yer yerinde dışkı bulunduğunu, sidik ve dışkı kokusunun dayandamayacak derecede olduğunu, tuvalet olarak sadece odanın içinde bir delik olduğunu ve buranın da kameradan göründüğünü ifade etti.”

“Etkin soruşturma yürütülsün”

Keskin, soruşturma sırasında gerek Türkiye’nin iç hukuku gerekse Avrupa İnsan Haklan Sözleşmesinin ve İşkence ve Diğer Zalimane. İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ile belirlenen yükümlülüklerin dikkate alınarak etkin bir soruşturma yürütülmesini talep etti.

Avukat Keskin, Başsavcılığa verdiği dilekçesinde infaz memurlarının TCK’nin 86, 94. ve 102 maddelerinde tanımlanan suçlar nedeniyle cezalandırılmasını istedi.

Ayrıca Keskin, görevli doktorun da TCK’nin 257. Maddesi’nde tanımlanan suçtan cezalandırılmasını talep etti.

“Kürt bir aile çok baskı yaşamış”

Keskin konuya dair bianet’e şöyle dedi:

“Cezaevlerinde yaşananlar çok vahim ama Garibe’nin yaşadıkları çok çok daha vahim. Çünkü Garibe yaşadığı baskılar nedeniyle o kadar büyük bir travma yaşamış ki ölmeyi denemiş. Bu korkunç bir şey gencecik bir kız için. Kürt bir aile olarak zaten çok baskı yaşamışlar. Garibe de bu son yaşadıklarına herkesin tepki göstermesini istiyor. Biz de yanında olacağız.”

TCK 86., 94. ve 102 maddeleri hakkındaMadde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (3) Kasten yaralama suçunun; a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,(5) b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e) Silahla, f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır. (4) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama.Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdırMadde 257 hakkındaMadde 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kaynak:bianet.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Direnişi finanse etmek: 21. yüzyıl için toplumsal eşkıyalık – Phil Wilmot

Per Eki 7 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Tarihin bu kritik anında hareketlerimizi finanse etmek için belirli hedeflerden paraları kamulaştırmak etik bir seçenektir. Bunu yapmanın birçok yolu vardır En azından M.S. 1. yüzyıl kadar erken bir tarihte, Afrika Boynuzu’nun[1] shiftaları[2] imparatorlara, hükümete ve hukuka bağlılıklarını terk ettiler ve olağan iş ve ticaretteki kargaşa sayesinde […]

Kategoriler


Translate »