G7: Dünyanın Zenginleri Halkları Aldatmaya Devam Ediyor

G7: Ortak kararlara rağmen somut bir şey varmı?

G7 Zenginler zirvesi olarak bilinen belli başlı büyük emperyalist ülkelerin belli zaman dilimleri içinde yaptıkları sisteme çeki düzen verme toplantılarında sanki milyarlarca insanın, yine sistemden kaynaklanan , işsizlik, şiddet, göç, açlık,kuraklık ve pandemi vb sorunlarına çözümler üretmek için toplandıkları imajı vermeleri sonucu, her toplantını yeni bir fiyasko ve dağın fare doğurduğu algısı oluşmaktadır.

Bu konu da ortalama beklentileri yansıtan The Irish Times_ın haberinde, zirvenin elle tutulur sonuçları olduğu vurgulanıyor.

“G7 zirvesi, bu türde daha önce yapılan zirvelere oranla daha kapsamlı ve içeriği dolu bir zirveydi. ABD’nin çok taraflılık grubuna yeniden dahil olması çok olumlu. Koronavirüsle dünya çapında mücadele için milyarlarca dolarlık yardım sözü verildi; bunun içinde az gelişmiş ülkelere verilecek bir milyar doz aşı da var. Kurumlar vergisi konusunda zirveden önce de ortak bir yaklaşım üzerinde karara varılmıştı. G7 ülkeleri son olarak Çin’in ‘Yeni İpek Yolu‘ girişimine karşı yeni bir Batılı girişimi onayladı.”

Buna karşın Alman meslektaşları bu konuda umutlu görünmüyor. Frankfurter Rundschau, zirvede açıklandığı gibi 2030 yılına kadar karbondioksit emisyonunun yarıya indirilebileceğinden emin değil:

“Dünya ekonomisinin neredeyse yarısını üreten ülkeler bloğu böyle bir tahmin yürütüyorsa ciddiye alınması gerekir. Ama zirve raporlarının sabırlı olduğunu biliyoruz. Sorun, G7’nin 2020’leri iklim çağı yapmak için gereken önlemleri alıp almayacağı. Bu ülkeler fosil yakıt sübvansiyonlarını sıfırlamak zorunda. (Trumpsız) G7 defalarca dile getirdi bunu, ama asla hayata geçirmedi. Aynı tutarsızlık şimdi de mevcut: Korona destek programlarıyla fosil yakıtlara yeşil enerjiden çok daha fazla para aktı bugüne dek. Kaçırılan bir fırsat.”

Dünya basınından yansıyan daha çok emperyalistler arası kriz ve çelişkilerin artacağı işaretleridir.Bu noktada Komünistler ve Devrimcilerin öngörülerini doğrulayan açık söylemleri ile bazı örnekleri vermek gerekirse ;

Hospodářské noviny’e göre, zirveden Pekin’e karşı alınacak tavırla ilgili önemli bir ortak karar çıkmadı:

“Çin’deki Avrupa Ticaret Odası’nın bir anketine göre, Çin’de faaliyet gösteren 585 Avrupa kökenli şirketin yüzde 60’ı bu ülkedeki etkinliklerini artırmak istiyor. Bu yaklaşım Cornwall’da Avrupalı devlet ve hükümet başkanlarının, özellikle de görevi sona eren Angela Merkel’in uyarılarına yansıdı. Avrupalılar, ABD ile Çin arasında seçim yapmak zorunda kalacakları bir pozisyona itilmek istemiyor.”

Le Monde’a göre, az gelişmiş ülkelere verileceği vaat edilen aşı miktarı da, Biden’ın patentlerin kaldırılmasına yönelik mayısta getirdiği öneri de yetersiz:

“Ne yazık ki bu durum, aşıları paylaşmanın, teknoloji transferinin ve patentlerin kaldırılmasının nispi artıları konusunda Atlantik ötesi bir tartışmaya yol açtı. Oysa tamamlayıcı ve tutarlı bir ortak stratejinin konusu olmalıydılar. Önümüzdeki 12 ay içinde bir milyar doz aşı bağışlamak, ne sözü edilen türden bir strateji ne de aşıyı ‘küresel anlamda herkese ait’ bir ürün yapıyor. G7 ülkeleri bir sorumluluk hissediyorlarsa şayet, aşıda adil bir üretim ve dağıtımla gezegeni bu yıkıcı salgından kurtarma sorumluluğu olmalıdır bu.”

Romanya da yayınlanan ADEVARUL_ gazetesine göre; G7 ülkeleri Joe Biden’ın girişimiyle yoksul ülkeler için bir tür Marshall Planı üzerinde anlaştı. Yeni projenin adı ‘Built Back Better World’ (Daha İyi Bir Dünya İnşa Edelim)…

Adevărul, Çin ve Rusya’nın bundan hiç memnun kalmayacağını ifade ediyor:

“Böyle ciddi gerilimlerin Çin ve Rusya’nın da yer aldığı G20’nin dağılmasına neden olup olmayacağını sorgulamak son derece meşru. … Tepkileri ne olur? İsteseler de istemeseler de küresel anlamda bir tür Soğuk Savaşla sonuçlanacak bir arz-talep oyununa girmek zorunda olan küçük ve bağımlı ülkeler kendilerini nasıl konumlandıracaklar? Bu noktaya geldiğimize göre, bizi bekleyen ‘bizim aşımız/onların aşısı’ diye bölünmüş bir dünyaysa, çok cesaret kıran, acı bir gelecek var önümüzde.”

Elbette gelecek yakın zaman dilimi içinde emperyalistler için fiyaskodan çok gelişmelere yönverme, öngörülen hesapların dışında kalan yada gerisinde kalan kimiplanlama sorunları yanısıra sistem içi çelişkilerin şişkinlik yarattığı noktalara zaman kazanma müdahaleleri anlamına gelen nelerin uygulamaya sokulduğunu yakından göreceğiz. G/ ve G20 Zirveleriyeryüzü sakinlerinin çoğunluğunu oluşturan halkların başına yeni çoraplar örme dışında sonuçlar üretme çabası içinde olmadığını burjuva basın yorumlarından yansıyanlardan dahi kolaylıkla anlaşıllabiliyor. Bu nedenle aynayı bugün onların dilinden yansıyanlara tuttuk.

Kaynaklar:eurotopics.net

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Soma katliam davası görüldü

Sal Haz 15 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Haber Merkezi: Türkiye’nin en büyük işçi katliamı olan, 301 maden işçisinin yaşamını yitirdiği Soma katliamı davasında yeniden başlayan yargılama sürecine bugün görülen üçüncü duruşmayla devam edildi. Evrensel’de yer alan habere göre; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, daha önce “olası kastla insan öldürme” suçundan ceza alan […]

Kategoriler


Translate »