Etiyopya’daki savaş isyancı güçler Tigray’ı yeniden ele geçirdi

Etiyopya’da isyancı gülerin bu hafta başında ülkenin kuzeyindeki Tigray Bölgesi’nin yönetim merkezi Mekele’yi yeniden ele geçirmesi şaşkınlığa neden oldu. İsyancı güçlerin liderleri zafer açıklamaları yaparken destekçileri sokaklarda kutlamalar düzenledi.

Bu durum, isyancı militanların, federal ordunun Nobel Barış Ödülü sahibi Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed’in emriyle ilerlemesi karşısında bölgeyi terk etmesinden tam 7 ay sonra yaşandı. Abiy Ahmed kendini kötü bir savaşın ortasında buldu.

Abiy Ahmed hükümeti, 28 Haziran Pazartesi günü tek taraflı ateşkes ilan ederken isyancılar ise ilerlemeye devam etti ve Tigray Bölgesi’nin büyük bir kısmını kontrol altına aldı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2 Temmuz Cuma günü çatışmayla ilgili halka açık ilk toplantısını yapması bekleniyor. Uluslararası alanın önde gelen ülkeleri bundan sonraki süreç ile insani dram senaryolarına ilişkin görüşmeler gerçekleştiriyorlar.

İşler nasıl tersine döndü?



Başbakan Abiy Ahmed, geçen kasım ayında güçlerini Tigray’a göndererek bir askeri harekat başlattı ve bunun bölgedeki eski iktidar partisi Tigray Halk Kurtuluş Cephesi (TPLF) güçlerinin federal ordu kamplarına yönelik saldırılarına yanıt olarak geldiğini söyledi.

Savaşın ilk haftalarında ordu, Mekele de dahil olmak üzere kasaba ve şehirlere girerek çok az direnişle karşılaştı. Bu da Abiy Ahmed’in Kasım ayı sonundan önce zafer ilan etmesine neden oldu.

Ancak federal güçler, operasyonun belirtilen hedeflerine ulaşmasını, yani TPLF liderlerinin tutuklanmasını ve silahsızlandırılmasını sağlayamadı.

Eyalet güçleri, Tigray halkının desteğinden güç alarak etkili bir savaş yürütmek için yeniden toplandı. Abiy Ahmed salı günü yaptığı konuşmada bölgede yaşanan durumun gerçekliğini itiraf etti:

“Ordu, herhangi düşmanca bir saldırıya tanık olunmayan bir köyden geçerken aniden çok sayıda silahlı unsur arkadan yaklaşarak güvenlik güçlerine saldırdılar. Askerleri Kalaşnikof, hatta satır kullanarak katlettiler.”

Kendilerine Tigray Savunma Kuvvetleri adını veren isyancılar, geçen ay Abiy Ahmed’e bir dönem daha iktidarda kalmasını sağlayacak bir zafer kazandırması beklenen ulusal seçimlerle eşzamanlı olarak büyük bir karşı saldırı başlattı.

TPLF, 19’uncu yüzyılda yaşayan ünlü bir Tigray generalinin ismine atfen “Alula Operasyonu” adı altında düzenlediği karşı saldırı ile birkaç gün içinde büyük kazanımlar elde etti.

Çelişkili açıklamalar

Tigray Savunma Kuvvetleri’nin son günlerde yaşananları savaş alanındaki üstünlüklerinin kanıtı olarak lanse etmesi ise şaşırtıcı olmadı. Ancak bu hafta Abiy Ahmed ve diğer üst düzey yetkililer, ordunun bölgeden geri çekilmesini önemsiz gibi göstermeye çalıştı.

Başbakan Ahmed, Mekele’nin önemli bir merkez olan ayrıcalıklı özelliğini kaybettiğini ve artık elde tutulmayı hak etmediğini söyledi.

Tigray Hükümeti Kriz Hücresi Sözcüsü Rıdvan Hüseyin, isyancıların artık ulusun refahı için varoluşsal bir tehdit oluşturmadığını, Etiyopya’nın diğer güvenlik sorunlarına odaklanması gerektiğini vurguladı.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan (ICG) Kıdemli Analist William Davison, bu tür açıklamaların “kurtarıcı gerekçeler” gibi göründüğünü belirttiği açıklamasında şunları söyledi:

“Savaş şüphesiz federal hükümet üzerinde bir yüktü. Evet, odaklanmak istedikleri başka meseleler var. Ancak bence geri çekilme bir zayıflıktan nedeniyle gerçekleşti. Diğer yandan Tigray Savunma Kuvvetleri, federal kuvvetlere verdikleri zararın boyutunu abartmış da olabilir.”

Sıcak bölgeler

Abiy Ahmed, 8 ay süren çatışma boyunca Tigray’a kuzeyden giriş yapan Eritre’nin ateş gücüne ve bölgeye güneyden saldıran Etiyopya Amhara bölgesinin güçlerine güvendi.

Eritre Devlet Başkanı Isaias Afwerki hükümeti henüz Etiyopya’da ateşkes ilanı hakkında bir yorum yapmadı.

Eritreliler savaşın en korkunç katliamlarından bazılarına karışırken ABD ve AB defalarca Etiyopya’dan çıkmalarını istedi.

Sözcü Rıdvan Hüseyin, bu hafta söz konusu güçlerin zaten bölgeden çekildiklerini belirtirken BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) perşembe günü yaptığı açıklamada, çok sayıda Eritreli gücün Tigray’dan çekilerek Etiyopya-Eritre sınırına doğru ilerlediğini bildirdi.

TPLF Sözcüsü Getachew Reda salı günü yaptığı açıklamada Etiyopya hükümetinin tek taraflı ateşkes ilanını “adeta bir şaka” olarak değerlendirdi. AFP’ye konuşan Reda, isyancıların Tigray’i güvence altına almak için gerekirse Eritrelileri Asmara’ya kadar takip etmeye hazır olduklarını belirtti. Ancak bunun kendileri için bir öncelik olup olmadığını belirtmedi.

TPLF’nin bunu yapmak yerine en azından kısa vadede, Tigray’ın batısından ve güneyinden yürütülen harekatlarla Amhara güçlerine odaklanabilecekleri düşünülüyor. Ancak Amhara güçlerinin bu bölgelerden çekileceklerine dair henüz hiçbir işaret yok.

Davison konuya ilişkin değerlendirmesinde “Amhara güçleri halen bölgedeyken Tigray Savunma Kuvvetleri’nin herhangi bir bölgesel ateşkesi benimsemesi pek olası görünmüyor” dedi.

İnsani yardım sorunları



Çatışmanın sürmesi beklenirken uluslararası toplum, Tigray’da kötüye giden insani durumdan dolayı gittikçe daha fazla endişe duyuyor. ABD’den yapılan açıklamalar bölgede 900 bin kişinin açlık koşullarıyla karşı karşıya olduğu yönünde.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yardım grupları Perşembe günü yaptıkları açıklamalarda bölgeye gıda yardımlarının sağlandığı tek köprünün yıkıldığını bildirdi. Bu durum olası “kuşatma” endişesini artırdı. BM, Amhara özel kuvvetlerinin köprüyü havaya uçurduğuna dair raporlar aldığını duyurdu. Ancak hükümet cuma günü bu olaydan Tigray güçlerini sorumlu tuttu.

Addis Ababa’dan yetkililer, Tigray’a yardıma izin vermeye ve yardımı kendileri sağlamaya hazır olduklarını vurguladı. Ayrıca ateşkes ilanının hedeflerinden birinin bölgedeki toprağın ekilmesinin kolaylaştırma arzusu olduğunu öne sürdüler.

Ancak elektriğin ve iletişimin kesilmesi, uçuşların durdurulması ve bölgeye giden yolların kapatılması nedeniyle BM yetkilileri ve diplomatlar durumun daha da kötüleşebileceğinden endişe ediyorlar.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell cuma günü Twitter üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Ateşkes, bir bölgeye giden elektriği kesmek veya kritik altyapıyı yok etmek anlamına gelmez. Güvenilir bir ateşkes, ihtiyaç sahibi milyonlarca çocuğa, kadına ve erkeğe yardımın ulaşması için mümkün olan her şeyi yapmaktır.”

Kaynak:aawsat.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

ABD, El Kaide'ye yeni silahlar sağlayarak Suriye savaşını körüklüyor

Paz Tem 4 , 2021
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Haber Dosyası  Dilyana Gaytandzhieva Pentagon, dünyadaki çatışma bölgeleri için 2,8 milyar dolarlık silah satın alıyor. Silahların çoğu Suriye’ye gidiyor. Hayat Tahrir Al Sham (eski adıyla El Nusra Cephesi – El Kaide’nin Suriye’deki kolu) tarafından yayınlanan bir dizi propaganda videosu, teröristlere halihazırda gelişmiş Amerikan TOW tanksavar […]

Kategoriler


Translate »