25 Kasım sonrası Edirne polisinden üniversiteli kadınlara muhbirlik teklifi

Üniversiteli Kadın Kolektifi, Edirne’de üniversiteli kadınlara yönelik baskıya karşı açıklama yayımladı. Üniversiteli kadınlar 25 Kasım sonrası Edirne’de polis tarafından telefonla aranarak emniyete çağrıldı. Emniyette psikolojik baskıyla ve tehditlerle karşı karşıya kalan kadınlar yaşadıklarını anlatıp, “Kadınların isyanını engelleyemezsiniz” dediler

25 Kasım sonrası Edirne polisinden üniversiteli kadınlara muhbirlik teklifi

Üniversiteli Kadın Kolektifi, Edirne’de üniversiteli kadınlara yönelik baskıya karşı açıklama yayımladı. Açıklamada 15 Aralık günü Trakya Üniversiteli Kadın Kolektifi’nden 3 kadının polis tarafından aranarak ifadeye çağrıldığı belirtildi.

Üniversiteli kadınlara telefonda “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü ile ilgili savcı soruşturma başlattı, gelip ifade vermeniz gerekiyor” denilirken 16 Aralık günü Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’ne giden kadınlara ifadenin “bilgi alma” adı altında yapılacağı söylendi. Üniversiteli kadınlar barodan avukat talep etme hakkını kullanmak istediğinde polis, avukat talep edilmesini engelleyerek, “Şüpheli değilsiniz, bilgi almak istiyoruz, burada avukata gerek yok” şeklinde cevap aldılar. 3 kadının ifadeleri yanlarında avukat olmadan alındı.

Ayrıca “ifade” öncesinde ve sonrasında üniversiteli kadınlar, suçlayıcı ifadeler vermeleri, muhbirlik yapmaları, aksi takdirde haklarında dava açılacağı ve ailelerinin aranacağı tehdidiyle karşı karşıya kaldılar. “Bilgi alma ifade tutanağı” şeklinde kayda geçildikten sonra farklı polisler tarafından alıkonularak ayrı bir odada psikolojik baskıya maruz kaldılar. Polisler üniversiteli kadınlara telefon numarası teklif ederek muhbirlik talep ettiler. Daha sonrasında farklı 3 kişi daha aranarak ifadeye çağrıldı.

Bunun üzerine Üniversiteli Kadın Kolektifi bir açıklama yayımlayarak şunları söyledi:

“Uzun süredir Trakya Üniversitesi’nde yürütülen kadın hareketine karşı baskılar sürüyordu. Biz biliyoruz ki “ifade” adı altında yürütülen bu süreç kadın hareketini yıpratmak ve 8 Mart, 25 Kasım gibi günlerde kadınları engellemek amacıyla yapılıyor.

Her gün kadınlar taciz ediliyor ve öldürülüyorken atıl kalan iktidarın kolluk kuvvetleri konu 25 Kasım günü bu taciz ve ölümlere ses çıkarmaya gelince tüm gücünü bizleri korkutmak için kullanıyor. Ama bilmeliler ki bizim mücadelemiz bütün kadınlar kadar gerçek ve meşrudur. Kadınların isyanını engelleyemezsiniz. Hukuksuzca yapılan bu baskı politikaları bizleri yıldıramaz. Bütün kadınlar olarak direniyoruz ve kazanacağız”

Kaynak:sendika.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Federal Milletvekili Akbulut, Almanya’da Yaşayan Sivas Katliamı Failleri ile ilgili Yeni Bir Soru Önergesi Verdi

Cum Ara 18 , 2020
Print 🖨 PDF 📄 eBook 📱 Almanya´da yaşamakta olan Sivas katliamı failleri ile ilgili hazırladığı yeni soru önergesine ilişkin SOL PARTİ Federal Almanya Milletvekili Gökay Akbulut şu açıklamada bulundu: “Söz konusu failler, Sivas’ta düzenlenen bir Alevi festivaline katılanlara karşı gerçekleştirilen pogroma benzeyen bir kundaklamada 33 kişinin öldürülmesinin sorumluluğunu taşımaktadır. Alman hükümeti, bu […]

Kategoriler


Translate »